2025’E KIRMIZI ET PENCERESİNDEN BAKIŞ

2025’E KIRMIZI ET PENCERESİNDEN BAKIŞ

2025’i bitirmemize az bir zaman kala farklı sektörlerden raporlar geliyor. Onlardan birisi ve bana göre en önemlisi Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nden geldi. 2025 yılının kırmızı et sektörü açısından değerlendirme raporu başlığını taşıyan ve 4 sayfadan oluşan o raporda dünyadaki son durumdan ülkemizdeki kırmızı et piyasasına kadar çok önemli tespitler var. O raporun özetini sizinle paylaşamaya çalışacağım:

Kırmızı et, 2025 yılında da hem dünyada hem Türkiye’de stratejik önemini koruyan ürünlerin başında geldi. Küresel gelişmeler, piyasadaki dalgalanmanın tesadüf olmadığını açıkça gösterdi.

FAO’nun 2025 yılı değerlendirmelerine göre; domuz etinde ciddi bir üretim artışı yaşanırken, küçükbaş etinde sınırlı bir artış, sığır etinde ise hafif bir düşüş görüldü. Özellikle Brezilya ve ABD’de, uzun süredir devam eden yüksek kesimlerin ardından hayvan varlığının azalması küresel sığır eti üretimini daralttı. ABD’nin arz açığını Brezilya’dan yüksek vergiler nedeniyle karşılayamaması, Avustralya’yı öne çıkardı. Avrupa’da ise kırmızı et üretimi geriledi.

Tüm bu gelişmelerin sonucu olarak 2025’te küresel karkas et fiyatları tarihi seviyelere ulaştı. Avrupa genelinde karkas sığır eti fiyatları, 2024’e göre yüzde 25-30 artarak 100 kilogramda 670-700 avro bandına çıktı. Sınırlı ihracat imkânları, devam eden ithalat talebi, hayvan hastalıkları ve jeopolitik gerilimler bu artışın temel nedenleri oldu.

Ülkemizde ise 2025 yılına ait TÜİK verileri henüz açıklanmadı. Ancak yıl boyunca arz-talep dengesi genel olarak korundu, özellikle Ramazan ve Kurban Bayramı gibi talebin arttığı dönemlerde ciddi bir dengesizlik yaşanmadı.

Yıllık ortalamalara bakıldığında; karkas sığır eti fiyatı 2024’te kilogram başına 328,49 TL iken, 2025’te 451,93 TL’ye çıkarak yüzde 37,57 artış gösterdi. Kuzu eti ise aynı dönemde 379,88 TL’den 488,64 TL’ye yükselmiş ve yüzde 28,63 arttı.

Üretim maliyetlerinin en önemli kalemi olan besilik sığırda fiyatların dengelenmesi amacıyla ithalat yoluna gidildi, Et ve Süt Kurumu’na tanımlanan 520 bin başlık ithalat kotasının yaklaşık yüzde 80’i teslim edildi. Bu adım, yurt içi besilik sığır fiyatlarını kontrol altında tuttu.

2025 yılının sektöre damga vuran başlığı ise yaz aylarının başında ortaya çıkan şap hastalığı oldu. SAT-1 serotipinin neden olduğu bu salgın; verim kayıplarına, erken kesimlere ve üretici aleyhine fiyat oluşumlarına yol açtı. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın kısa sürede aşı üretimini gerçekleştirerek salgını kontrol altına alması önemli bir başarı Ancak bu salgının etkilerinin önümüzdeki yıllara da yansıyabileceği unutulmamalıdır.

SONUÇ

Sonuç olarak; kırmızı et sektörü dış etkilere karşı çok hassas olsa da doğru politikalarla güçlü bir direnç gösterebilmektedir. Üretimi artırmak zaman alır, ithalat ise her zaman çözüm olmayabilir.
Bu nedenle temel hedef; ithalata bağımlılığı azaltan, ihracatı önceleyen bir yapıya ulaşmaktır. Akılcı, planlı ve iş birliğine dayalı adımlarla bu hedefe ulaşmak mümkün olur.