ABD MERKEZ BANKASI FED’İN KALBİNE SORUŞTURMA DARBESİ

ABD MERKEZ BANKASI FED’İN KALBİNE SORUŞTURMA DARBESİ

ABD MERKEZ BANKASI FED’İN KALBİNE SORUŞTURMA DARBESİ

Yeni haftaya hızlı başladık. Biz uyurken, ABD Merkez Bankası FED’in Başkanı Jerome Powell bir video yayınladı ve federal savcılığın kendisi hakkında soruşturma başlattığını açıkladı. Gerekçe; Fed binalarının milyar dolarlık yenileme projelerindeki maliyet artışları… Fakat Powell bunun bahane olduğunu, asıl amacın Fed'in faiz politikalarını siyasi baskıyla değiştirmek olduğunu iddia ediyor. Konuşmasında net bir şekilde, “Trump’ın istediği gibi faiz indirmediğim, ekonomik verilere bakarak faiz politikasını sürdürdüğüm için hakkımda soruşturma başlatıldı.” diyor. Powell, hapis tehdidiyle karşı karşıya kalsa bile bağımsız kararlar almaya devam edeceklerini de sözlerine ekliyor. Trump ise, bu soruşturmayla alakası olmadığını savundu. Tabi kamuoyu buna ne kadar ikna oldu orası tartışılır. Çünkü Trump’ın 2. kez başkanlık koltuğuna oturduğu andan itibaren FED’e “faiz indir” baskısı yaptığını, bu yolda ilerlemediği için Powell’a hakaretler ettiğine hepimiz tanık olduk. Hatta elinde FED binasının maliyet hesabıyla Powell’a hesap sormuşluğu bile var. Dolayısıyla bu soruşturmayla kendisinin alakasız olduğu, pek inandırıcı görünmüyor. Bu durum da zaten tartışılmakta olan FED bağımsızlığıyla ilgili endişeleri alevlendiriyor. Zaten mayısta FED başkanı değişecek, Trump’ın atadığı bir isim göreve gelecek. İşte o zaman merkez bankasının bağımsızlığı daha da konuşulur olacak. Belki Powell da, şimdiden bir veda konuşması yapmış oldu ve ABD ekonomi tarihinde bir ilk yaşanmış oldu.

JEOPOLİTİK RİSKLER VE BELİRSİZLİK

Trump içeride Powell ile bilek güreşi yaparken dışarıda ise farklı cephelerle savaşıyor. Venezuela üzerinden küresel enerji kartlarını yeniden dağıtan Trump, kendisinin ‘Venezuela'nın Geçici Başkanı’ olduğunu gösteren bir fotoğrafını sosyal medyada yayınladı. Venezuela, Trump için sadece bir enerji meselesi değil, aynı zamanda Rusya ve Çin’in etkisini kırma sahası. Buradaki olası bir askeri hareketlilik veya rejim değişikliği zorlaması, piyasalardaki "risk primini" bir gecede ikiye katlayabilir.

Trump bir gözünü de Grönland’a dikmiş durumda… Üstelik bunu açık açık ve öyle alaycı bir tavırla sergiliyor ki.. “Grönland’ı korumak için bir kızak köpeği daha koymuşlar” diyerek Danimarka’yı ciddiye almadığını gösteriyor. “Rusya ya da Çin’e bırakmayacağız; şu ya da bu şekilde Grönland’a sahip olacağız” diyor. Bu hamlesinden dolayı NATO’nun etkilenmesi, uluslararası hukuk da umurunda değil.

Protestolar üzerinden İran’a da sopa gösteren Trump, enerji piyasalarını tetikte tutuyor. Rusya Ukrayna cephesinde ise, barış planı olsa da somut bir gelişme ortada yok.

Yani jeopolitik riskler, 2026 yılında da artarak devam ediyor.

BELİRSİZLİK ORTAMINDA DEĞERLİ METALLER COŞTU

Bugün piyasalar iki ateş arasında: İçeride bağımsızlığını yitirme tehlikesi yaşayan bir merkez bankası, dışarıda ise ticaret savaşları ve jeopolitik kırılmalarla sarsılan bir dünya düzeni. Eskiden jeopolitik krizlerde 'Dolar' güvenli limandı; ancak bugün Washington bizzat krizin merkez üssü haline geldiği için yatırımcılar tarihte hiç olmadığı kadar altın ve dijital varlıklara yöneliyor. Artık sadece kaç puan faiz ineceğini değil, hangi sınırda kaç tankın durduğunu da aynı tabloda okumak zorundayız. İşte bu ortamda, güvenli liman talebiyle değerli metaller yükseldi.

Yeni haftada ons altın 4.600 dolar barajını aşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Rekor tazeleyen gümüşün onsu 84 doları geçti. Paladyumun ons fiyatı bin 940 dolara çıkarak son iki haftanın en yüksek seviyesine ulaştı. Platin 2 bin 370 dolarla rekora yaklaştı. Trump’ın göreve gelmesiyle artan belirsizlik ortamı, değerli metallerde hiç görmediğimiz sıçramaları yaşattı. Bakalım küresel finans sisteminde daha neler göreceğiz?