Haber Tarihi : 

8 Temmuz 2021 Perşembe

Kuraklık ürünleri kurutuyor, verim azalıyor.

Üreticiler verim alamadığı ürünleri terk ediyor ve alternatif ürünler arıyor.

Erzurum’da buğday ve çavdarın melezlenmesi neticesinde elde edilen Ümran Hanım Tritikale yeminin ilk hasadı yapıldı.

20 yıldır çalışmaları yapılan yem değişen iklim koşullarına kolaylıkla adaptasyon olabiliyor.

Ortaya konan ürün kuraklık, yağışı sınırlı, verimsiz, kıraç, tuzlu, asitli, hastalık sorunları olan alanlar için de öneriliyor.

Dr. Şerafettin Çakal, üretilen ürünün hayvan ve insan gıdası olarak kullanılabileceğini belirtti.

“Şuanda içinde bulunduğumuz tarla tritikale ve yem bezelyesinden oluşuyor. Burada ki tritikalenin çeşidi Ümran Hanım çeşidi. Bu çeşit enstitümüzde çalışan Ümran Küçüközdemir tarafından ıslah edildi. Yaklaşık 10-12 yıl devam eden ıslah çalışması sonucunda tescil ettirdi. Tescil edildikten sonra üretim hakları devredilip satıldı. Bölgemizde ciddi anlamda yaygınlaşmaya başladı. Yıllar önce bu bölgede tritikale yaygın değildi, bu çeşitle beraber yaygınlaştı. Anası buğday babası çavdar olan melez bir bitki. Verimi, kalitesi çok yüksek. Diğer tritikalelerden ayıran en önemli özellik ise bunun hem hayvan hem de insan gıdası olarak kullanılmasıdır. İnsan gıdası olarak kullanılmasını da önümüzde ki günlerde duyuracağız” dedi.

DR. ÜMRAN KÜÇÜKÖZDEMİR, İKİ YENİ ÜRÜNÜN DAHA MÜJDESİNİ VERDİ

“Uzun soluklu çalışmanın ürünü bu. Yıllarca adaptasyonu, melezlemeler, soğuğa dayanıklılık, kuraklık testlerini yaparak yetiştirdik. İki tane daha tritikale adayımız var. Bir tane de kışlık arpa çeşit adayımız var. Onlarda bu sene tescil alacak ve çiftçilerimize çok yararlı olacak. Yaptığımız çalışmaların karşılığını gördüğümüz de çok mutlu oluyoruz”

Niğde’de de kuraklığa dayanıklı 7 buğday, arpa ve buğday çeşidinin tanıtımı yapıldı.

Düzenlenen “tarla günü” etkinliğinde Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsünce geliştirilen ürünler tanıtıldı.

Dr. Fatih Özdemir, geliştirilen ürünleri kuraklığa karşı oldukça dayanıklı olduğunu söyledi.

"Yer altı ve yer üstü sularıyla ilgili problemler var. Kuraklığa veya iklim değişikliğine hazır olmamız lazım ki bu işlerden daha az etkilenelim. Bakanlığımız 'kuraklığa dayanıklı çeşitler geliştirin' dedi ve yaklaşık 10 yıldır 10 binlerce materyali sizler için tarayarak kurağa dayanıklı çeşitleri bulduk, geliştirdik, tescil ettirdik ve huzurlarınıza sunuyoruz."

ÜRETİLEN BUĞDAY HEM KURAKLIĞA HEM DE AŞIRI YAĞIŞLARA DAYANIKLI OLACAK

"Normalde kuraklığa dayanıklılık, verimi aşağıya çeken veya stabil kılan bir gendir. Kuraklığa dayanıklılık çok genle kontrol edilir. Bizim istediğimiz öyle bir buğday olmalı ki kuraklığa dayanıklı olsun ancak mevsim yağışlı geçerse de verimini artırma potansiyeli olsun. Burada ekili buğdayların bazılarında kuruda 300 kilogram verim aldık, çok yağmur yağdığında 900 kilogram verim aldık. Bu ürünlerde öyle bir potansiyel var ki yağışlı geçen mevsimlerde verimini iki, üç katına kadar artırabiliyor, artı kalite. Sanayici, uncu, kaliteyi çok önemsiyor, kaliteye göre buğdayınızın fiyatı yükseliyor. Mesela 'Taner' buğdayımız, Türkiye'de yetiştirilmiş en kaliteli buğday çeşidi. Enerji değeri, un olma kabiliyeti, proteinin kalitesi 271."