Haber Tarihi : 

21 Haziran 2021 Pazartesi

Müsilaj ve deniz sorunları büyük tehdit oluşturuyor.

Marmara salya felaketiyle uğraşırken, bir üzücü haberde Akdeniz’den geldi.

Milliyet’in haberine göre; Dünya Doğayı Koruma Vakfı, 2100’de Akdeniz’de deniz seviyesinin 1 metreden fazla yükseleceğini söylüyor.

Diğer bir taraftan Kızıldeniz’den gelen 126’sı balık türü, yaklaşık bin yeni istilacı tür, Akdeniz’de yerel tür popülasyonu yüzde 40 azalttı.

Dünya Doğayı Koruma Vakfı Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli ise artan sıcaklık ve fırtınaların denize etkisine dikkat çekti.

Endemik Posidonia deniz çayırları, gorgon mercanları ve Akdeniz’in en büyük çift kabuklusu Pinna Nobilis azaldı. Bazı bölgelerde ise tamamen yok oldu.

Pasinli, Akdeniz’in kararmaması için insan baskısının azaltılmasını ve denizin ısınmaya karşı direncinin arttırılmasını vurguladı.

Marmara Denizi’nde de balık popülasyonu müsilaj nedeniyle tehlikede.

“BALIK STOKLARINDA AZALMA GÖRÜLEBİLİR”

Uyarılarda bulunan Prof. Dr. Mustafa Türkmen, müsilajla birlikte oksijen üretilmemesi nedeniylehamsi, çaça, palamut ve lüfer gibi avcı balıkların stoklarında da önemli miktarda azalmalar görüleceğini ileri sürdü.

"Marmara Denizi pek çok balık türü için üretim, kışlama ve barınma merkezi olduğundan, hem pelajik ve hem de dip balıkların bu durumdan etkilenmemesi mümkün değildir. Plankton patlaması olayının da sonucu olarak ortaya çıkan bu müsilaj deniz yüzeyini bir battaniye gibi kaplayarak güneş ışığı ve atmosferdeki oksijenin suya geçişine engel olur. Böylece deniz yaşamında beslenme zinciri en alt halkasını oluşturan planktonik canlılar çoğalamaz ve bunun sonucu olarak fito ve zoo planton ile beslenen canlılar besin bulamazlar. Örneğin hamsi yavruları ve erginleri planktonik canlılarla beslenirler. Doğal olarak plankton yetersizliği durumunda hamsi popülasyonlarında çok önemli azalmalar görülebilecektir. Bu olay hamsi ve çaça gibi balıklarla beslenen palamut ve lüfer gibi avcı balıkların stoklarında da önemli miktarda azalmalara sebep olacaktır. Müsilaj maddesinin zaman içerisinde çürüyerek dibe çökmesi kaçınılmaz bir durumdur. Dibe çöken bu müsilaj maddesi tabanda yaşayan bütün deniz organizmalarının hayatına son verecektir. Örneğin zeminde bulunan deniz çayırları yok olacak ve bu ortamlarda yaşayan bütün canlılar bu durumdan olumsuz etkilenecektir”

“VATANDAŞLAR RAHATLIKLA BALIK TÜKETEBİLİR”

Prof. Dr. Murat Yiğit ise balık tüketiminden kaçınan vatandaşlar için müsilajın bir sorun teşkil etmediğini belirtti.

“Müsilajın ilk çıktığı an itibariyle söylediğimiz bir şey vardı. İvedi, mekanik temizlemeye başlamamız lazım. Balık tüketimiyle ilgili bir sorun yok ama yeter ki oksijensizlik sebebiyle sahile vurmuş olan veya bir şekilde müsilajın üzerinde kalmış olan ölü balıkları tüketmeyin. Onun dışında canlı balık avlıyorsanız ya da tezgahtan balık alıyorsanız onu tüketebilirsiniz”

DENİZİN AKCİĞERLERİ DE MÜSİLAJ NEDENİYLE OKSİJENSİZ KALIYOR

"2018 ile 2020 yılları arasında Posidonia Oceanica çayırlarında herhangi bir olumsuzluğa rastlamazken Paşalimanı Adası'nda 2021 yılında yaptığımız izleme çalışmasında maalesef müsilajın Posidonia Oceanica'nın üzeri tamamen bir katman halinde kaplandığını, Posidonia Oceanica yapraklarının üzerine çökmüş vaziyette olduğunu tespit ettik. Müsilaj sadece Posidonia Oceanica'nın üzerine tamamen kaplamış değildi aynı şekilde bentik bölge dediğimiz zemini bile kaplamış durumdaydı. Bu konu çok ciddiye alınabilecek bir durum. Çünkü Posidonia Oceanica ışık alamadığı için fotosentez yapamayacak ve çayır tehlikeye düşüp gerilemesine, belki de Marmara'da yok olmasına neden olacak. Bunun yanı sıra 6 metrede bu gözlemlerimize ek olarak acaba derinlerde durum nasıldır diye dalışımıza devam ettiğimizde; 10 metreden itibaren müsilajın yoğun bir şekilde artarak suda yüzer halde olduğunu, 15 metrelerde oldukça yoğunlaştığını, 17 metrelerde ise neredeyse görüş mesafesinin kaybolduğunu gördük. Görüş mesafemizi kaybedince geri dönmek zorunda kaldık"