KURAKLIKTAN UMUDA
Geçen hafta Meteoroloji Genel Müdürlüğü Aralık ayı kuraklık haritalarını paylaştı. Özellikle 12 aylık haritaya baktığımızda, Türkiye’nin 2025 yılını ne kadar kurak geçirdiğini bir kez daha acı biçimde gördük. Haritanın neredeyse tamamı kapkara; yani olağanüstü kurak.
Üstelik bu tablo sadece bir haritadan ibaret değildi. Veriler, Türkiye’de son 30 yılın en sıcak beşinci Aralık ayının yaşandığını da ortaya koydu. Bu durum günlük hayatı elbette etkiledi ama asıl tedirginlik tarımda, yani çiftçinin yüreğinde hissedildi. Zaten tarihinin en zor üretim sezonlarından birini geride bırakan Türk çiftçisi, “Acaba 2026 daha mı kötü olacak?” sorusunu sormaya başlamıştı.
Tam da bu karamsarlığın ortasında, yeni yılın ilk günleriyle birlikte Türkiye genelinde yağışlar yüzünü gösterdi. Bir yanda günlerce süren yağmur, diğer yanda kar… Aralıksız yağan bu yağışlar sadece şehirlerde değil, tarlada, bağda, bahçede umut oldu.
En somut faydayı ise barajlarda gördük. Örneğin 6 Ocak’ta İstanbul’daki barajların doluluk oranı yüzde 20 seviyelerindeydi. Sadece iki haftalık yağmur ve karla bu oran yüzde 25’e çıktı. Küçük gibi görünen bu artış, aslında hem içme suyu hem de tarımsal sulama açısından son derece kritik. Çünkü barajlar doldukça, yaz aylarında çiftçinin suya erişimi bir nebze olsun rahatlıyor.
Ama işin en önemli kısmı barajlardan da öte. Kar yağışı, tarım için yağmurdan bile daha kıymetli. Kar toprağı örterek don riskini azaltıyor, yavaş yavaş eriyerek toprağın alt katmanlarına suyu sindiriyor. Yer altı sularını besliyor, bahar aylarında ekilecek ürünler için doğal bir rezerv oluşturuyor. Buğdaydan arpaya, ayçiçeğinden pancara kadar pek çok ürün için kar, sessiz ama hayati bir destek.
Uzmanlar, asıl kar yağışlarının Şubat ve Mart aylarında beklendiğini söylüyor. Eğer bu tahminler gerçekleşirse, hem baraj doluluk oranlarını hem de tarımsal üretim beklentilerini yeniden değerlendirmek gerekecek. Elbette kuraklık tehlikesi tamamen geçmiş değil. İklim krizi kapıda duruyor ve her yıl kendini daha sert hissettiriyor.
Ama şunu da kabul etmek gerekiyor: Toprağa düşen her bir damla yağmur, her bir kar tanesi çiftçi için sadece su değil; emek, sabır ve umut demek. Uzun zamandır iyi haber duymaya hasret kalan Türk tarımı için bu yağışlar, belki de “henüz her şey bitmedi” mesajı veriyor.
Ve bazen, tarımda en büyük destek; ne bir teşvik paketi ne de bir kredi…
Bazen sadece zamanında yağan bir kar, bereketin kendisi oluyor.