TARIMDA GİRDİ MALİYETİ GERİLİYOR AMA YÜK HÂLÂ ÇOK AĞIR

Haziran 2026'da Tarım-GFE aylık %0,92 düşse de yıllık artış %32,06 oldu. Gübredeki %50,99'luk yıllık yükseliş üreticinin maliyet yükünü ağırlaştırıyor.

TARIMDA GİRDİ MALİYETİ GERİLİYOR AMA YÜK HÂLÂ ÇOK AĞIR
Tarım sektörünün en önemli sorunlarından biri üretim maliyetlerinin yüksekliği. Çiftçi tarlasını ekiyor, biçiyor, üretmeye çalışıyor ama kullandığı gübreden ilaca, mazottan yeme, bakım masraflarından çeşitli hizmetlere kadar birçok girdinin fiyatı üreticinin belini bükmeye devam ediyor.
Haziran 2026 Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi de bu tabloyu açıkça ortaya koyuyor. Tarım-GFE, haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,92 geriledi. İlk bakışta bu düşüş olumlu bir gelişme gibi görünüyor. Ancak yıllık tabloya baktığımızda üreticinin maliyet baskısının hâlâ oldukça yüksek olduğu görülüyor.
Tarımsal girdi fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,06 arttı. Yılın ilk altı ayında gerçekleşen artış ise yüzde 16,92 oldu. On iki aylık ortalamalara göre artış yüzde 34,02 seviyesinde gerçekleşti.
Yani aylık bazda küçük bir rahatlama var ancak çiftçinin genel maliyet tablosunda henüz ciddi bir iyileşmeden söz etmek mümkün değil.
GÜBREDEKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKİYOR
Haziran ayındaki veriler içerisinde en dikkat çekici rakamlardan biri gübre ve toprak geliştiricilerde yaşandı. Bu grupta yıllık fiyat artışı yüzde 50,99'a ulaştı.
Gübre, tarımsal üretimin temel girdilerinden biri. Gübre maliyetindeki yüksek artış doğrudan çiftçinin üretim maliyetine yansıyor. Çiftçi gübre kullanmazsa verim düşebiliyor, kullandığında ise maliyet yükseliyor. İşte tarımın en önemli çıkmazlarından biri de burada ortaya çıkıyor.
Üretici açısından mesele sadece gübrenin fiyatının artması değil. Gübre, ilaç, tohum, enerji, sulama, makine ve bakım giderleri bir araya geldiğinde toplam maliyet ciddi şekilde yükseliyor.
AYLIK DÜŞÜŞÜN ANLAMI NE?
Tarım-GFE'nin haziran ayında yüzde 0,92 gerilemesi elbette olumlu. Tarımda kullanılan mal ve hizmetler grubunda aylık düşüş yüzde 1,20 oldu. Buna karşılık tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler grubunda yüzde 0,93 artış gerçekleşti.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Bir ayda fiyatların gerilemesi, üreticinin uzun süredir yaşadığı maliyet sorununu ortadan kaldırmıyor.
Çiftçinin hesabı aylık değil, sezonluk yapılıyor. Tohum, gübre, ilaç, mazot ve diğer girdiler üretim başlamadan önce satın alınıyor. Bu nedenle geçmiş aylarda yaşanan yüksek fiyat artışları, üreticinin bugünkü maliyetlerini hâlâ etkiliyor.
ÇİFTÇİNİN GELİRİ DE MALİYETİ KADAR ÖNEMLİ
Tarımda yalnızca girdi fiyatlarına bakmak yeterli değil. Asıl önemli olan, üreticinin elde ettiği gelir ile yaptığı masraf arasındaki fark.
Eğer girdi fiyatları yüzde 30-40 seviyelerinde artarken çiftçinin sattığı ürünün fiyatı aynı oranda yükselmiyorsa üreticinin kazancı azalıyor. Kazanç azaldıkça üretici yeni sezon için yatırım yapmakta zorlanıyor. Bunun sonucunda üretim miktarı düşebiliyor ve uzun vadede gıda arzı açısından sorunlar ortaya çıkabiliyor.
Bu nedenle tarım politikalarının yalnızca üretimi artırmaya değil, üreticinin para kazanabileceği sürdürülebilir bir sisteme odaklanması gerekiyor.
TARIMDA MALİYETLER DÜŞÜRÜLMELİ
Türkiye'nin güçlü bir tarım ülkesi olabilmesi için öncelikle üretim maliyetlerinin kontrol altına alınması gerekiyor.
Gübre ve yem başta olmak üzere temel girdilerde üreticiyi rahatlatacak politikalar geliştirilmeli. Mazot, enerji, sulama ve finansman maliyetleri de birlikte değerlendirilmelidir. Çiftçinin uygun koşullarda krediye ulaşması, kooperatiflerin güçlendirilmesi ve toplu alım modellerinin yaygınlaştırılması da maliyetleri aşağı çekebilir.
Çünkü tarım sadece çiftçinin meselesi değildir. Tarlada başlayan maliyet artışı zamanla pazara, markete ve sofraya kadar ulaşır.
SONUÇTA FATURAYI TÜKETİCİ DE ÖDÜYOR
Tarım-GFE'deki yıllık yüzde 32,06'lık artış bize önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Çiftçinin maliyeti yükseldiğinde bunun etkisi yalnızca çiftçinin cebinde kalmıyor.
Üretim maliyetleri yükseldiğinde ürün fiyatları da baskı altında kalıyor. Bu durum gıda enflasyonunu etkileyebiliyor ve vatandaşın mutfak bütçesini zorlayabiliyor.
Haziran ayında aylık bazda yaşanan yüzde 0,92'lik düşüş umut verici olsa da yıllık yüzde 32,06'lık artış, tarımda maliyet sorununun devam ettiğini gösteriyor.
Özellikle gübre ve toprak geliştiricilerdeki yüzde 50,99'luk yıllık artış, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir rakam.
Artık tarımda sadece “ne kadar ürettik?” sorusunu sormak yetmez. “Çiftçi ne kadar kazandı, üretim maliyeti ne kadar arttı ve gelecek yıl yeniden üretim yapabilecek mi?” sorularını da sormamız gerekiyor.
Çünkü çiftçiyi ayakta tutamazsak, sofradaki fiyatları kalıcı olarak düşürmek de mümkün olmaz. Tarımda güçlü ve sürdürülebilir bir gelecek için üreticinin maliyetini azaltan, gelirini güvence altına alan ve üretimi teşvik eden politikalar artık her zamankinden daha fazla önem taşıyor.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
Zaferozcivan59@gmail.com