Tarımsal girdi fiyatlarıyla ilgili veriler, sadece çiftçiyi değil, sofradaki herkesi ilgilendiriyor. Çünkü tarladaki maliyet arttıkça, bunun etkisi bir süre sonra pazarda, manavda ve markette hissediliyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı 2026 Mayıs ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) de bu gerçeği bir kez daha ortaya koydu.
Türkiye'de son yıllarda en çok konuşulan konulardan biri gıda fiyatları. Vatandaş pazara çıktığında sebzenin, meyvenin, etin, sütün neden bu kadar pahalı olduğunu sorguluyor. Oysa bu sorunun cevabı çoğu zaman tarlada başlıyor.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı 2026 Mayıs ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE), çiftçinin üretim maliyetlerindeki artışın devam ettiğini gösteriyor. Verilere göre tarımsal girdi fiyatları mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,44, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 36,65 arttı. Son 12 aylık ortalamaya bakıldığında artış oranı yüzde 34,20'ye ulaştı.
Bu rakamlar ilk bakışta sadece istatistik gibi görünebilir. Ancak işin özeti oldukça basit. Çiftçi bugün geçen yıla göre üretim yapmak için yaklaşık üçte bir oranında daha fazla para harcıyor.
TARLAYA ATILAN HER TOHUM DAHA PAHALI
Bir çiftçi üretime başlamadan önce onlarca farklı harcamayla karşı karşıya kalıyor. Tohum alıyor, gübre kullanıyor, ilaç alıyor, mazot tüketiyor, sulama yapıyor, traktörünü tamir ettiriyor ve işçi çalıştırıyor. Bunların tamamı üretim maliyetini oluşturuyor.
Tarım-GFE verileri de tam olarak bu maliyetlerdeki değişimi ölçüyor.
Mayıs ayında tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatı yıllık yüzde 39,29 yükseldi. Tarımsal yatırımlara yönelik mal ve hizmetlerde ise artış yüzde 21,52 olarak gerçekleşti.
Yani sadece günlük üretim değil, yeni makine almak, ekipman yenilemek veya yatırım yapmak da her geçen yıl daha pahalı hale geliyor.
EN BÜYÜK YÜK GÜBREDE
Verilerin en dikkat çekici kısmı ise gübre fiyatları oldu.
Gübre ve toprak geliştiriciler grubunda yıllık artış yüzde 63,56'ya ulaştı. Başka bir ifadeyle çiftçi geçen yıl 100 liraya aldığı gübre için bugün yaklaşık 164 lira ödemek zorunda kalıyor.
Gübre, tarımsal üretimin en önemli girdilerinden biri. Verimi artıran, ürün kalitesini yükselten bu ürünün pahalılaşması çiftçiyi zor bir tercih ile karşı karşıya bırakıyor.
Bazı üreticiler maliyeti düşürmek için daha az gübre kullanıyor. Ancak bu kez de verim düşüyor. Daha az ürün elde edilince hem üreticinin kazancı azalıyor hem de piyasadaki ürün miktarı düştüğü için fiyatlar yükseliyor.
MAZOT DÜŞSE BİLE MALİYET AZALMIYOR
Mayıs ayında dikkat çeken gelişmelerden biri de enerji ve yağlayıcılar grubunda aylık yüzde 4,39'luk gerileme yaşanması oldu.
İlk bakışta bu olumlu bir gelişme gibi görünüyor. Çünkü tarımda kullanılan mazot, üretim maliyetinin önemli kalemlerinden biri.
Ancak tek başına mazot fiyatındaki kısa süreli düşüş, genel maliyetleri aşağı çekmeye yetmiyor.
Çünkü gübre, yem, ilaç, tohum, bakım, yedek parça ve işçilik gibi birçok kalemde fiyat artışları devam ediyor.
Bu nedenle çiftçinin toplam maliyet yükü hâlâ yüksek seviyelerde bulunuyor.
ÇİFTÇİ KAZANMAZSA ÜRETİM AZALIR
Tarım sektöründe en önemli konu sürdürülebilir üretimdir.
Bir üretici yaptığı işten para kazanamıyorsa ertesi yıl aynı üretimi yapmak istemeyebilir.
Bazı çiftçiler ekim alanlarını küçültüyor.
Bazıları daha az maliyetli ürünlere yöneliyor.
Bazıları ise tamamen üretimden çekilmeyi düşünüyor.
Bu durum yalnızca üreticiyi değil, bütün toplumu ilgilendiriyor.
Çünkü üretim azalırsa arz düşüyor.
Arz düştüğünde ise fiyatlar yükseliyor.
Sonuçta bunun bedelini tüketici ödüyor.
GIDA ENFLASYONUNUN TEMELİ TARLADA ATILIYOR
Market raflarındaki fiyat artışlarının önemli nedenlerinden biri üretim maliyetleri.
Ürün tarladan sofraya gelene kadar nakliye, depolama, paketleme ve satış maliyetleri de ekleniyor.
Eğer üretici yüksek maliyetle üretim yapıyorsa bunun tamamen kendi cebinden karşılanması mümkün olmuyor.
Bir süre sonra maliyetler satış fiyatlarına yansıyor.
Bu nedenle Tarım-GFE sadece çiftçinin değil, şehirde yaşayan milyonlarca vatandaşın da yakından takip etmesi gereken önemli bir gösterge niteliği taşıyor.
ÇÖZÜM MALİYETİ DÜŞÜRMEKTE
Uzmanlara göre tarımsal üretimin sürdürülebilir olması için üretim maliyetlerinin kontrol altına alınması gerekiyor.
Özellikle gübre, yem, tohum ve enerji gibi temel girdilerde maliyetleri azaltacak destekler büyük önem taşıyor.
Modern sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, yerli gübre ve tohum üretiminin artırılması, uygun faizli tarım kredileri ve planlı destekleme politikaları çiftçinin yükünü hafifletebilir.
Ayrıca üretici ile tüketici arasındaki aracılık zincirinin daha verimli hale getirilmesi de hem çiftçinin gelirini artırabilir hem de vatandaşın daha uygun fiyatla gıdaya ulaşmasına katkı sağlayabilir.
SON SÖZ
Mayıs ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, tarımsal üretimde maliyet baskısının hâlâ güçlü şekilde devam ettiğini gösteriyor. Özellikle gübre fiyatlarındaki yüzde 63'ü aşan artış, üreticinin üzerindeki yükün ne kadar ağırlaştığını açıkça ortaya koyuyor.
Bugün tarladaki maliyetleri doğru yönetebilmek, yarın sofralardaki fiyat istikrarını sağlayabilmenin en önemli şartlarından biridir. Güçlü bir tarım sektörü yalnızca çiftçinin değil, ülkenin gıda güvenliği, enflasyonla mücadelesi ve ekonomik istikrarı açısından da büyük önem taşıyor. Tarımı destekleyen, üreticiyi ayakta tutan ve maliyetleri düşüren politikalar hem üreticinin hem de tüketicinin kazanacağı bir gelecek için vazgeçilmez olmaya devam edecektir.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
Zaferozcivan59@gmail.com