Üç İstilacı Tür Aynı Anda Baskı Oluşturuyor
Doğu Karadeniz Bölgesi’nde aynı ekosistem içinde etkili olan üç istilacı tür, tarımsal üretim ve biyolojik denge üzerinde eş zamanlı baskı yaratıyor. Bölgede geniş yayılım alanına sahip kahverengi kokarca, lokal ancak yüksek tahrip gücü bulunan turunçgil uzun antenli böceği ve doğal düşman baskısıyla gerileme sürecine giren yalancı kelebek, bölge ekonomisi açısından kritik bir tablo ortaya koyuyor.

Arıcılıkta Tarihi Adım: Meslek Standardı İçin Protokol
Arıcılıkta Tarihi Adım: Meslek Standardı İçin Protokol
İçeriği Görüntüle

Kahverengi Kokarca Verim Kaybını Artırıyor
Geniş yayılım gösteren kahverengi kokarca, başta fındık olmak üzere birçok üründe kalite ve verim kaybına neden oluyor. Özellikle hasat dönemine yaklaşıldıkça zarar oranı yükseliyor ve ekonomik kayıp doğrudan üreticiye yansıyor. Türün geniş alana yayılması mücadeleyi daha da zorlaştırıyor.

Turunçgil Uzun Antenli Böceği Lokal Ama Yıkıcı
Lokal ölçekte görülen ancak yüksek tahrip gücüne sahip turunçgil uzun antenli böceği, ağaç gövdelerinde açtığı galerilerle bitkiyi zayıflatıyor ve kurumalara yol açıyor. Tespit edilen alanlarda karantina uygulamaları devreye alınırken, enfekte ağaçlar sahadan çıkarılarak yayılım hattı daraltılmaya çalışılıyor.

Yalancı Kelebek Doğal Baskıyla Geriliyor
Geçmiş yıllarda yoğun popülasyona ulaşan yalancı kelebek, doğal düşman baskısıyla önemli ölçüde gerilemiş durumda. Uzmanlar, popülasyonun tamamen ortadan kalkmadığını ve iklim koşullarına bağlı olarak yeniden artış gösterebileceğini belirtiyor.

Ilıman İklim Riski Büyütüyor
Yetkililer, bölgenin ılıman iklim yapısının istilacı türler için elverişli koşullar oluşturduğunu, bu nedenle mücadelenin geçici değil sürekli ve planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Erken uyarı sistemleri, feromon tuzakları ve biyolojik ajan destekli uygulamaların önümüzdeki süreçte yaygınlaştırılması hedefleniyor.

Uzman: En Etkili Yöntem Tespit Ve Takip
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kibar Ak, bölgenin istilacı türler için uygun iklim koşullarına sahip olduğuna dikkat çekti. Ak, “Yazı da kışı da sert geçmeyen bu bölgede istilacı türler bulaştıktan sonra kolayca tutunabiliyor ve çoğalabiliyor. Türkiye’de en çok gündemde olan tür kahverengi kokarca. İkinci sırada lokal düzeyde etkili turunçgil uzun antenli böceği geliyor. Yalancı kelebek ise doğal düşman baskısı sayesinde etkisini büyük ölçüde kaybetmiş durumda. Bu durum biyolojik mücadelenin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Tüm istilacı türlerde en etkili yöntem tespit ve takiptir. Önce biyolojik mücadele, ardından eradikasyon, kültürel mücadele ve son çare olarak kimyasal mücadele uygulanmalıdır” dedi.

Muhabir: Onan Can Ekşi