Ekonomist Zafer Özcivan, TÜİK verilerine göre 2026 yılında tarımda güçlü bir üretim artışı beklendiğini belirterek öne çıkan rakamları ve piyasa etkilerini analiz etti.
Türkiye'nin 2026 yılına ilişkin ilk bitkisel üretim tahminleri tarımda dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Açıklanan verilere göre tarla ürünlerinden meyve üretimine kadar birçok alanda önemli artışlar bekleniyor. Özellikle tahıl ve meyve grubundaki yükselişler dikkat çekerken, bazı ürünlerde ise düşüş sinyalleri görülüyor. Rakamlara genel olarak bakıldığında tarım sektörünün üretim açısından hareketli bir yıl geçireceği anlaşılıyor.
Öncelikle genel tabloya bakalım. Tahminlere göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerin toplam üretimi yaklaşık 75,4 milyon ton olacak. Sebzelerde yaklaşık 33,3 milyon tonluk üretim beklenirken meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde ise yaklaşık 31 milyon tonluk üretim öngörülüyor.
Bu veriler ilk bakışta "üretim artıyor" mesajı veriyor. Ancak rakamların arka planında iklim şartları, geçen yıl yaşanan dalgalanmalar, ekim alanları, maliyetler ve piyasa koşulları gibi çok sayıda etken bulunuyor.
Tahılda Güçlü Toparlanma
2026 tahminlerinde en dikkat çekici gelişmelerden biri tahıllarda görülüyor. Tahıl üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 21,7 artarak yaklaşık 41,6 milyon tona çıkması bekleniyor.
Özellikle buğday üretimindeki artış oldukça dikkat çekici. Türkiye'de sofradan sanayiye kadar geniş kullanım alanına sahip olan buğdayın üretiminin yüzde 26,7 artarak yaklaşık 22,8 milyon tona ulaşacağı tahmin ediliyor.
Arpa üretimindeki yükseliş daha da çarpıcı. Yüzde 50 artışla yaklaşık 9 milyon tonluk üretim öngörülüyor.
Bu durum birkaç açıdan önem taşıyor:
• Hayvancılık sektöründe yem maliyetleri açısından destekleyici olabilir.
• Un ve yem sanayisinde arz rahatlayabilir.
• İç piyasadaki fiyat baskıları azalabilir.
• İthalat ihtiyacı belirli ölçüde düşebilir.
Ancak üretimin yüksek olması her zaman çiftçinin daha fazla gelir elde edeceği anlamına gelmiyor. Eğer piyasada arz çok yükselirse ürün fiyatlarında düşüş yaşanabilir. Bu nedenle üretim kadar pazarlama ve fiyat politikaları da önem taşıyor.
Buna karşılık mısır üretiminde yüzde 5,9 düşüş bekleniyor. Yaklaşık 8 milyon tonluk üretim öngörülüyor. Mısır, yem sanayisinin temel girdilerinden biri olduğu için bu alandaki düşüşün piyasa etkileri yakından izlenecek.
Patates ve Yağlı Tohumlarda Karışık Görünüm
Patates üretiminin yüzde 3,1 azalarak 6,2 milyon tona düşmesi bekleniyor.
Patates birçok aile için temel tüketim ürünü olduğundan küçük değişimler bile pazara yansıyabiliyor. Özellikle üretim düşüşleri market fiyatlarını etkileyebiliyor.
Yağlı tohumlarda ise farklı yönlü hareketler görülüyor.
Soya üretiminde yüzde 12,7 düşüş beklenirken ayçiçeğinde yüzde 16,2 artış öngörülüyor.
Ayçiçeği Türkiye açısından önemli çünkü yemeklik yağ tüketiminde büyük yer tutuyor. Üretim artışı, yağ piyasasında rahatlama sağlayabilir.
Şeker pancarında da olumlu bir tablo bulunuyor. Üretimin yüzde 5,8 artarak 22 milyon tona çıkması bekleniyor.
Sebzelerde Büyük Değişim Yok
Sebze üretiminde genel olarak önemli bir değişim öngörülmüyor. Toplam üretimin yaklaşık 33,3 milyon ton olması bekleniyor.
Ancak ürün bazında bazı farklılıklar dikkat çekiyor.
Artış beklenen ürünler:
• Hıyar: %8,8
• Kuru sarımsak: %17,5
• Salçalık kapya biber: %2,3
Azalış beklenen ürünler:
• Domates: %0,6
• Karpuz: %1,9
• Kuru soğan: %13,5
Özellikle kuru soğandaki düşüş dikkat çekiyor. Çünkü geçmiş yıllarda da soğan üretimindeki değişimler tüketici fiyatlarını ciddi şekilde etkilemişti.
Bir ürünün tarladaki miktarı azaldığında vatandaş bunu çoğu zaman market etiketlerinde hissediyor.
Meyve Üretiminde Olağanüstü Sıçrama
2026 tahminlerinde en dikkat çekici alan meyve üretimi oldu.
Meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde toplam üretimin yüzde 57,8 artması bekleniyor.
Bazı ürünlerdeki artış oranları oldukça yüksek:
• Elma: %93,6
• Şeftali: %88,6
• Nektarin: %107,7
• Kiraz: %255,7
• Üzüm: %53
Kirazdaki yüzde 255,7'lik artış özellikle dikkat çekiyor.
Bunun önemli nedenlerinden biri, bazı meyvelerde görülen "var yılı-yok yılı" etkisidir. Bazı ağaçlar bir yıl yüksek, sonraki yıl daha düşük verim verebiliyor. Ayrıca iklim koşulları da üretim miktarlarını ciddi biçimde etkileyebiliyor.
Turunçgillerde de önemli yükselişler bekleniyor:
• Mandalina: %46,3
• Portakal: %63,9
• Limon: %63,8
Sert kabuklu ürünlerde de artışlar dikkat çekiyor:
• Fındık: %62,2
• Ceviz: %95,1
• Antep fıstığı: %113,6
Zeytin üretiminin yüzde 55,7 artacağı tahmini de dikkat çekiyor. Bu durum zeytinyağı piyasasını da etkileyebilir.
Rakamların Arkasındaki Gerçek
Tarım sadece ton hesabı değildir. Tarlada üretim artarken çiftçinin maliyetleri de artabiliyor. Mazot, gübre, tohum, sulama ve işçilik giderleri üreticinin en önemli sorunları arasında yer alıyor.
Üretim yükseldiğinde tüketici fiyatlarında rahatlama beklense de bu her zaman otomatik olarak gerçekleşmeyebilir. Çünkü ürünün tarladan sofraya gelene kadar geçtiği süreçte nakliye, depolama, aracılık ve enerji maliyetleri de fiyatı etkiliyor.
2026 yılı ilk tahminleri Türkiye tarımında güçlü bir üretim yılına işaret ediyor. Ancak önemli olan sadece daha fazla üretmek değil; üretilen ürünün çiftçiye kazanç, tüketiciye uygun fiyat ve ülkeye sürdürülebilir tarımsal güç olarak dönmesidir.
Tarımın gerçek başarısı yalnızca tarladaki bereketle değil, o bereketin toplumun tamamına nasıl yansıdığıyla ölçülür.
Kaynak: TÜİK
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
[email protected]