Davos 2026’de Trump, Avrupa’yı sert sözlerle hedef aldı; ittifaklar sarsıldı, Grönland ve yapay zeka çıkışları zirveye damga vurdu.

Davos 2026, tarihe küresel iş birliği zirvesi olarak değil, Donald Trump’ın Avrupalı liderleri adeta "öğrenci azarlar gibi" hırpaladığı bir arena olarak geçti. Eğer hala eski usul diplomasi bekleyen varsa Trump o defteri İsviçre’nin karlı dağlarında herkesin gözü önünde yırttı attı. Bu tip zirvelerde genelde lafta da olsa “küresel işbirliği” mesajlarına alışık olan bizlerin ezberi Trump ile bozuldu. Zirveye gelişi bile şartlıydı; “gelirim ama gündemde iklim değişikliği olmayacak” dedi.

GRÖNLAND KONUSUNDA BİR ADIM GERİ

Grönland gerginliğin gölgesinde başlayan zirvede, Trump’ın bu konuda ne diyeceği merak konusuydu. Korkulan olmadı. Trump, askeri güç kullanmayacağını söyledi ama elbette Grönland’ı almak konusunda hala ısrarcı olduğunu vurguladı. Hatta “Bir buz parçası istiyorum sadece” diyerek durumu küçümseyen bir tavrı vardı. Sanki içeceğine buz istiyordu. NATO ile anlaşma sağlayan Trump, “Geleceğin çerçeve anlaşmasını yaptık” dedi ve 8 Avrupa ülkesine koyacağını açıkladığı ek gümrük tarifelerinden de vazgeçti. Böylece, ticaret savaşlarının ateşi düşmüş oldu.

MACRON’UN TOP GUN GÖZLÜKLERİ TRUMP’IN DİLİNE DÜŞTÜ

Zirvenin en absürt ama bir o kadar da gergin anı, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un kapalı alanda bile çıkarmadığı havacı tipi güneş gözlükleriydi. Macron’un ekibi bunu bir göz rahatsızlığına bağlasa da Trump bu pası gole çevirmekte gecikmedi. Kürsüye çıkar çıkmaz Macron’u işaret ederek; "Dün onu o koca gözlükleriyle izledim. Ne oluyor orada? Top Gun filminin devamını mı çekiyoruz? Emmanuel, burası bir film seti değil, gerçek dünya" dediğinde salonda buz gibi bir hava esti. Bu sadece bir şaka değil; müttefik gördüğü bir lideri tüm dünyanın önünde karikatürize ederek "ciddiyetsizlikle" damgalamaktı. Fakat Macron’un gözlüklerini beğenenler de olmadı değil. Macron’un Davos kürsüsünde sergilediği o iddialı "Top Gun" imajı, moda dünyasında fırtına estirdi. Gözlüklerin markası olan Fransız lüks gözlük üreticisi, talebe yetişemediği için internet sitesini geçici olarak kapatmak zorunda kaldı.

"BİZ OLMASAK ALMANCA KONUŞURDUNUZ"

Trump’ın asıl saldırısı ise Avrupa’nın güvenlik ve enerji politikalarına oldu. Danimarka’nın Grönland’ı satmaya yanaşmamasını "nankörlük" olarak niteleyen Trump, çıtayı bir adım daha yukarı taşıyarak tarihin en ağır hatırlatmasını yaptı: "Eğer ABD olmasaydı, bugün hepiniz bu zirvede Almanca konuşuyor olurdunuz. Belki biraz da Japonca" dedi. Avrupalı liderlerin yüzüne karşı, "Kendi savunma bedelinizi ödemiyorsunuz, biz sizi koruyoruz ama bize nankörlük ediyorsunuz," diyerek kıtayı adeta koruma altındaki muhtaç bölge statüsüne indirdi. Aslında Trump bunu ilk kez yapmıyor. Hatırlayın; seçimi kazandığı zafer konuşmasında da Avrupa’yı ABD’nin sırtında bir yük olarak nitelemişti. Yani Grönland gerginliği şimdilik durulmuş olsa da, Trump oldukça ABD ile Avrupa arasında benzer hikayeleri daha çok göreceğiz gibi.

DAVOS’TA YAPAY ZEKA VE KAPİTALİZM VURGUSU

Bu yıl zirvede yapay zeka vurgusu çok belirgindi. Alex Karp, yapay zekanın zihinsel iş üretimine dayalı meslekleri yok edeceğini, geleceğin “ellerle yapılan işler etrafında şekilleneceğini savundu ve 'Yapay zeka çağında insanlar yeniden ırgat gibi elleriyle çalışacak' dedi. BlackRock CEO’su Larry Fink ise, küresel elitlerin yüzüne karşı "Sistem 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi. Şimdi de yapay zeka, beyaz yakalıları yutmaya geliyor! Kapitalizmin son büyük faciasına hazırlanın!" dedi. Yani, “Kapitalizm, halkı fakirleştirdi şimdi yapay zeka ile daha da fakirleştirecek” demeye getirdi. Bu bakış açısına göre, yapay zeka orta sınıfı da yok edecek. Zaten ekonomideki bozulmayla ne kadar orta sınıf kaldığı da tartışılır şimdiden. Dünyada gelir adaletsizliğinde uçurum gittikçe açılıyor. Yapay zeka da bu gidişatı besleyecek mi? Davos’ta farklı bakış açılarıyla bu soruya da yanıt arandı.

Yapay zeka meselesinde Trump ise, yine Avrupa’yı suçladı. Liderlere hitaben, "Siz kurallarla boğuşurken Çin sizi yutuyor. Yapay zekayı bir silah olarak kullanmayı öğrenemezseniz, yakında sadece müzelerinizi korumakla görevli bekçiler olursunuz.” Dedi.

Son Söz: Davos 2026 bize şunu gösterdi: Artık masada "ortak değerler" yok, "borcunu ödeyenler" ve "ödemeyenler" var. Trump, Macron’un gözlüklerinden girip Grönland’ın tapusundan çıkarak tek bir mesaj verdi: "Patron benim ve hepiniz bana muhtaçsınız."