Su krizini önlemek; bireysel tasarruf alışkanlıkları, belediyelerin altyapı kaçaklarını engellemesi, yağmur suyu ile gri suyun geri kazanılması ve tarım ile sanayide verimli yönetim politikalarının uygulanmasıyla mümkündür.
Bir musluğu açık unuttuğumuzda boşa akan birkaç litre suyun ne kadar önemli olduğunu çoğu zaman fark etmeyiz. Oysa bugün dünyada ve Türkiye'de su, artık sadece doğal bir kaynak değil; yaşamın, üretimin, ekonominin ve geleceğin en değerli hazinesi haline gelmiştir. İklim değişikliği, artan nüfus, kuraklık ve yanlış kullanım nedeniyle su kaynakları her geçen yıl biraz daha azalıyor. Uzmanlar, gerekli önlemler alınmazsa gelecekte su sıkıntısının enerji ve gıda krizleri kadar büyük sorunlara yol açabileceğini söylüyor.
Ancak sevindirici olan şu ki bu sorunun çözümü yalnızca dev yatırımlardan geçmiyor. Su kayıplarının azaltılması, vatandaşların bilinçli tüketimi ve yerel yönetimlerin doğru politikaları sayesinde milyonlarca metreküp su tasarruf etmek mümkün.
KAYBOLAN SU, KAYBOLAN GELECEKTİR
Evimizde kullandığımız suyun musluktan eksiksiz geldiğini düşünürüz. Oysa suyun büyük bir bölümü daha vatandaşın evine ulaşmadan kaybolabiliyor. Eskiyen borular, çatlak su hatları, kaçak bağlantılar ve yetersiz altyapı nedeniyle önemli miktarda içme suyu boşa akıyor.
Düşünün ki büyük emeklerle barajlarda biriktirilen, arıtılan ve kilometrelerce taşınan su, daha evlere ulaşmadan toprağa karışıyor. Bu durum hem doğal kaynakların tükenmesine hem de belediyelerin daha fazla maliyet üstlenmesine neden oluyor.
Su kaybı yalnızca çevre sorunu değildir. Aynı zamanda ekonomik bir kayıptır. Çünkü kaybolan her damla su için enerji harcanmış, tesisler çalıştırılmış ve kamu kaynakları kullanılmıştır.
EVLERDE TASARRUF BÜYÜK SONUÇLAR DOĞURUYOR
Su tasarrufu denildiğinde akla ilk olarak uzun süre duş almamak gelir. Oysa günlük hayatta yapılabilecek çok daha basit uygulamalar vardır.
Diş fırçalarken musluğu kapatmak...
Sebze ve meyveleri akan su yerine bir kapta yıkamak...
Çamaşır ve bulaşık makinelerini tam dolmadan çalıştırmamak...
Musluklarda oluşan küçük damlatmaları hemen tamir ettirmek...
Bahçeleri öğle sıcağı yerine sabah erken veya akşam sulamak...
Bu küçük gibi görünen alışkanlıklar yıl sonunda binlerce litre su tasarrufu sağlayabilir.
Unutulmamalıdır ki tasarruf, yaşam kalitesini düşürmek değildir. Aynı işi daha az su kullanarak yapabilmektir.
YEREL YÖNETİMLERE BÜYÜK GÖREV DÜŞÜYOR
Su yönetiminde belediyelerin rolü son derece önemlidir. Çünkü içme suyunun vatandaşa ulaştırılması, altyapının yenilenmesi ve kaçakların önlenmesi büyük ölçüde yerel yönetimlerin sorumluluğundadır.
Eski su şebekelerinin yenilenmesi...
Akıllı sayaç sistemlerinin yaygınlaştırılması...
Basınç kontrol sistemlerinin kurulması...
Düzenli kaçak tespit çalışmaları yapılması...
Su depolarının modernize edilmesi...
Bu çalışmalar sayesinde hem kayıp oranları düşürülebilir hem de vatandaş daha kaliteli hizmet alabilir.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte artık yer altındaki su kaçakları özel cihazlarla kısa sürede tespit edilebiliyor. Böylece yıllarca fark edilmeyen su kayıpları önlenebiliyor.
YAĞMUR SUYU BOŞA AKMAMALI
Her yağmur yağdığında milyonlarca metreküp temiz su kanalizasyonlara karışarak denizlere ulaşıyor. Oysa bu suyun önemli bölümü değerlendirilebilir.
Okullarda...
Parklarda...
Sitelerde...
Sanayi tesislerinde...
Yağmur suyu depolama sistemleri kurulabilir.
Toplanan bu sular bahçe sulamasında, temizlikte ve bazı teknik ihtiyaçlarda rahatlıkla kullanılabilir.
Böylece içme kalitesindeki suyun gereksiz kullanımının da önüne geçilmiş olur.
GRİ SU SİSTEMLERİ YAYGINLAŞMALI
Evlerde lavabo, duş ve çamaşır makinelerinden çıkan nispeten temiz sular uygun sistemlerle yeniden kullanılabilir.
Bu sular;
Bahçe sulamasında,
Rezervuarlarda,
Çevre temizliğinde,
Peyzaj çalışmalarında değerlendirilebilir.
Birçok gelişmiş ülkede yaygınlaşan bu sistemler, su tüketimini önemli ölçüde azaltmaktadır.
ÇOCUKLARA SU BİLİNCİ KAZANDIRILMALI
Su tasarrufu küçük yaşta öğrenilen bir alışkanlıktır.
Bugünün çocukları yarının yöneticileri, mühendisleri ve aile büyükleri olacaktır.
Okullarda verilecek çevre eğitimleri...
Su tasarrufu yarışmaları...
Fidan dikme etkinlikleri...
Su temalı projeler...
Toplumun geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.
Çocukların öğrendiği doğru alışkanlıklar zamanla ailelere de örnek olmaktadır.
SANAYİ VE TARIM DA SORUMLULUK ALMALI
Sadece evlerde yapılan tasarruf yeterli değildir.
Sanayi tesislerinde geri kazanılmış su kullanımı artırılmalıdır.
Kapalı devre üretim sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.
Tarımda damla sulama ve modern sulama teknikleri tercih edilmelidir.
Sensör destekli sulama sistemleri sayesinde bitkiler yalnızca ihtiyaç duyduğu kadar su alabilir.
Bu yöntemler hem çiftçinin maliyetini azaltır hem de ülkenin su kaynaklarını korur.
SUYU KORUMAK ORTAK GÖREVİMİZDİR
Su konusunda başarı yalnızca devletin veya belediyelerin çalışmasıyla sağlanamaz.
Vatandaş...
Çiftçi...
Sanayici...
Yerel yönetimler...
Merkezi yönetim...
Üniversiteler...
Sivil toplum kuruluşları...
Herkes aynı hedef doğrultusunda hareket etmek zorundadır.
Çünkü suyun alternatifi yoktur.
SON SÖZ
Geçmişte suyun hiç bitmeyeceği düşünülürdü. Bugün ise gerçekler çok farklıdır. Artık her damla suyun değeri altın kadar kıymetlidir. Musluktan akan temiz su, gelecek nesillere bırakacağımız en önemli miraslardan biridir.
Su kayıplarını azaltmak, bilinçli tüketim alışkanlıklarını yaygınlaştırmak ve yerel yönetimlerin etkin politikalar geliştirmesi sayesinde hem çevremizi hem ekonomimizi hem de geleceğimizi koruyabiliriz.
Unutmayalım; suyu korumak yalnızca bugünü değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın yarınlarını da korumaktır. Çünkü hayatın özü sudur ve onu korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
[email protected]